Modern futbolun en sevdiği rakamdır topa sahip olma yüzdesi. Vallahi, futbol sahasına çıktığınızda ilk bakılan istatistiklerden biri bu, “Topa kim sahip olmuş?” diye sorarlar. Ama, işin aslı şu ki, topun sizde olması her zaman oyunu kontrol ettiğiniz anlamına gelmez. Maç bittiğinde, yüzde 65’e yüzde 35 gibi oranlar kağıt üzerinde her şeyi net gösterir. Ama bu durum gerçekten oyunu kimin kontrol ettiğini mi anlatır? Bak şimdi, tempo sizin elinizdeyse, rakip sizin ritminize uymak zorundaysa işte orada bir kontrol vardır. Yoksa, yüzde 30’la oynayan ama her hücumda gol kokusu aldığınız bir rakibin etkisi altında kalmışsınızdır.
Futbol, rakamlarla ölçülebilir ama rakamlarla yönetilemez, yalan yok. Bazen, rakibin size verdiği bir konfor alanı var gibi gözükse de, asıl tehlike topu kaybettiğiniz anda başlar. Gerçek kontrol, topun nerede olduğundan çok oyunun hangi hızda oynandığıyla ilgilidir. Oyunun size istediğinizi vermesi, topun ayağınızda olmasından daha önemli. Peki, gerçekten topa sahip olmak oyunu kontrol etmek midir? Bakın ne oldu? Topa sahip olmak, oyunu anlatmaz. Nerede baskı yapacağınızı, ne zaman hızlanacağınızı bilmek gerekir. Oyunu nasıl oynadığınız önemlidir. Bir takım topa sahipken sürekli yana oynuyorsa, işte orada bir kontrol değil, bir oyalama vardır…
Topa sahip olma, çoğu zaman savunma aracına dönüşür. Risk almamak, hata yapmamak için topu ayağınızda tutarsınız. Ama futbol, sakinleştiğinde değil, dengesizleştiğinde sonuç üretir. Çünkü kontrol, yüzdeyle değil, etkiyle ilgilidir. Rakip koşar, kapanır, bekler. Futbol sahası, kağıt kadar dürüst değildir. Kontrolü istatistikte değil, senaryoda kurarlar. Bazı maçlar vardır ki, bir takım yüzde 70 topa sahip olur ama tehdit oluşturamaz. En tehlikeli anlar, topa sahip olunan anlar değil, topun el değiştirdiği anlardır. Bazen oyunu kontrol eden takım, topa en az dokunandır.
Gelecekte bu anlayış nasıl değişecek? İşte böyle arkadaşlar… Futbolun bu karmaşık dünyasında topa sahip olmak, bazen sadece bir rakamdan ibaret. Gelişmeleri takip ediyoruz…
Görsel Kaynak: Orijinal Haber