İstiklal Marşı, Türk milletinin bağımsızlık ve özgürlük mücadelesinin en güçlü sembollerinden biri olarak 12 Mart 1921 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından kabul edildi. Yani, bu yıl bu önemli günün üzerinden tam 105 yıl geçti. Mehmet Akif Ersoy’un kaleminden çıkan bu anlamlı eser, Türk halkının direniş ruhunu ve vatan sevgisini dizelere dökerken, aynı zamanda Türkiye’nin bağımsızlık mücadelesine de ışık tutmuştu. Bugün, bu tarihi günün yıl dönümünde İstiklal Marşı’nın anlamı ve taşıdığı derin mesajlar bir kez daha hatırlanıyor.
İstiklal Marşı, ilk olarak 1 Mart 1921’de Meclis’te milletvekillerinin beğenisine sunuldu. O zamanlar başkanlığını Mustafa Kemal Atatürk’ün yaptığı Meclis görüşmelerinde, bu marş, elemelerden geçen son altı şiirle birlikte kabul edilmek üzere oylamaya sunuldu. 12 Mart 1921’de ise, Hamdullah Suphi Bey’in kürsüden okuduğu İstiklal Marşı, Atatürk’ün “Bu marş, bizim inkılabımızın ruhunu anlatır” sözüyle resmen kabul edildi. O günden bu yana bu marş, milletin hürriyet ve bağımsızlık tutkusunun en güçlü ifadesi olmayı sürdürüyor.
İstiklal Marşı’nın kabulünün yıl dönümünde, bu eser sadece Türkiye’de değil, yurtdışında da birçok dilde yayınlandı. İngilizce, Almanca, Fransızca, Macarca ve Farsça çevirileri yapılarak, mitinglerde ve törenlerde halkın manevi ve milli duygularını daha da güçlendirme amacıyla okunmaya başlandı. Yani, bu marşın evrensel bir mesaj taşıdığını söyleyebiliriz.
Bakın, Mehmet Akif Ersoy, bu marş için kazandığı 500 liralık ödülü, yoksul kadın ve çocuklara iş öğreten Darülmesai vakfına bağışladı. Para için yazdığının düşünülmesinden endişe eden Ersoy, o dönemde ciddi maddi sıkıntılar yaşıyor olmasına rağmen, bu ödülü hayır işlerinde kullanmayı tercih etti. İşte bu da onun gerçek bir vatansever olduğunu gösteriyor.
İstiklal Marşı’nın sözlerine gelince; “Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak” gibi güçlü ifadeler, Türk milletinin bağımsızlık ve özgürlüğe olan tutkusunu en güzel şekilde anlatıyor. Ayrıca, “Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım” dizesi, bu topraklarda özgürce yaşamanın önemini vurguluyor.
Sonuç olarak, 12 Mart, sadece bir marşın kabul tarihi değil; aynı zamanda Türk milletinin bağımsızlık ve özgürlük mücadelesinin simgesi haline gelmiş bir gündür. Bu tarihi gün, her yıl olduğu gibi bu yıl da coşkuyla kutlanıyor. İstiklal Marşı’nın kabulü, Türk milletinin birlik ve beraberliğini pekiştiren bir olaydır. Peki, gelecek yıllarda bu marşın anlamı ve önemi daha da fazla hissedilecek mi?
Kaynak: Orijinal Haber
Valla çok güzel bir yazı olmuş!
Valla harika bir yazı olmuş, çok güzel anlatmışsın!