Kapıkule Sınır Kapısı’nda bekleyen TIR şoförleri, Ramazan Bayramı’nı buruk bir şekilde geçiriyor. Bayram namazının ardından parklarda meslektaşlarıyla bayramlaşan şoförler, aileleriyle telefonla görüşerek duygusal anlar yaşadı. Macaristan’a giden Serdar Yüksel, gazetecilere yaptığı açıklamada, “Tüm Türkiye’nin ve İslam aleminin Ramazan Bayramı’nı kutluyorum” dedi. Yüksel, bayramların genelde yolda geçtiğini belirterek, “Bizim için tatil, bayram diye bir şey yok. Zor oluyor tabii. 26 yaşında Kapıkule’den çıktım, şimdi 67 yaşındayım. Sabah çocuklarımla görüştüm, bayramlaştık. Ama benim 4 çocuğum var, dördünün de doğumunu göremedim. Hep yurt dışında oldum…” şeklinde konuştu.
Çekya’ya otomobil parçası götüren Mehmet Erel de bayramda evinden uzakta olmanın burukluğunu hissettiğini dile getirdi. Yıllardır bu işi yaptığı için bayramları yolda geçirmeye alıştığını vurgulayan Erel, “7 yıldır TIR şoförlüğü yapıyorum. Babam da 66 yaşında tır şoförü, uzun yıllardır yurt içinde ve dışında çalışıyor. Bu nedenle alıştık bu duruma. Herkesin bir mücadelesi var. Biz de memleketimiz için bu zorluğa katlanıyoruz” dedi. Yani, durum böyle…
Abdullah Ermiş de ailesinden ayrı olduğu için buruk bir his yaşıyor. Ailesini geçindirmek zorunda olduğunu belirten Ermiş, “Çocuklarımız var, okuyanlarımız var. Ailemizi geçindirmekle mükellefiz, mecburen katlanıyoruz. Birazdan büyüklerimizi arayacağız, küçükler ararsa onlarla da bayramlaşacağız” ifadelerini kullandı. Yani, bir bayramda bile aileden uzakta olmak gerçekten zor…
Bu bayramda TIR şoförleri için bayram kutlamaları, sıradan bir gün gibi geçiyor. Sıra beklerken, bir yandan da sevdiklerini aramak zorunda kalıyorlar. Bakalım, bu zorlu koşullarda bayramı kutlayabilen şoförler, gelecekte daha iyi koşullara ulaşabilecek mi?
Kaynak: Orijinal Haber