Vay vay vay! Milletçe nefeslerimizi tuttuk, ay-yıldızlılarımızın Romanya karşısında Dünya Kupası play-off’unda finale yürümesini izledik. Sahada futbolcular ter dökerken, tribünde biz de yüreğimiz ağzımızda izledik maçı. Sonuç mu? Türkiye 1-0 kazandı! Bu galibiyetle 2026 Dünya Kupası’na bir adım daha yaklaştık. Golü getiren isim kim mi? Tabii ki genç yetenek Ferdi Kadıoğlu! Adam ikinci yarıda maça öyle bir girdi ki, tribünler ayağa fırladı adeta. İlk yarı golsüz kapandı, biraz gerildik ama ikinci yarıda millilerimiz resmen şov yaptı. 53. dakikada Ferdi’nin o güzelim golüyle öne geçtik. Sonrasında da skor avantajını korumayı bildik. Harika bir galibiyet, harika bir takım oyunu! Şimdi önümüzde Kosova maçı var, 31 Mart Salı akşamı deplasmanda oynayacağız. Bu maçı da alırsak, tamamdır, Dünya Kupası’ndayız!
Ama bu sevinç içinde, gazete köşelerinde işini bilen bir isimden bomba gibi bir açıklama geldi. Hepimizin yakından tanıdığı, futbolun içinden gelen gazeteci Tümer Metin, bu tek maçlı eleme sisteminin ne kadar tehlikeli olduğunu haykırdı resmen. Adamın ağzından dökülenler öyle sıradan şeyler değil ha, adam resmen yüreğindeki acıyı anlattı. Dedi ki, “Vallahi ben bu tek maç işini hiç sevmiyorum, hep başıma iş açtı.” Yalan yok, Tümer Metin’in bu konudaki tecrübeleri bir hayli fazla. Geçmişten ders çıkararak konuşuyor adam. Hatta öyle ki, 2006 Dünya Kupası’na giderken İsviçre ile oynadığımız o baraj maçını hatırlattı. İki tane baraj maçım var kaybettiğim diyor. Birinde de İnönü’de oynuyoruz, hem de 2-0 öndeyiz! Düşünsene, 2-0 öndesin ama olmuyor işte! İşte bu yüzden Tümer Metin’in bu “mide bulandırıcı” dediği tek maçlı eleme sistemi, biz futbol severlerin de yüreğini hoplatıyor aslında. Ne olacağı hiç belli olmuyor bu tip maçlarda.
İşin aslı şu ki, futbol bu işte. Bazen en iyi takım bile bir anda havlu atabiliyor. Tümer Metin’in geçmişte yaşadığı o acı tecrübeler, bize bu maçların ne kadar hassas olduğunu bir kez daha hatırlatıyor. Hele ki play-off gibi, tek bir maçla her şeyin belirlendiği bir sistemde… Adamın dediği gibi, 2-0 öndeyken bile kaybetmişsin, vay haline o zaman! Bu, bizim millilerin Kosova karşısında da kesinlikle çok dikkatli olması gerektiği anlamına geliyor. Sahaya çıkıp “biz zaten kazanırız” havasıyla çıkarsan, işte o zaman başın büyük derde girebilir. Tümer Metin’in bu uyarısı, aslında hepimizin ortak sesi gibi. O yüzden, 31 Mart salı akşamı oynanacak Kosova maçı, bizim için bir final niteliğinde. İnşallah bu sefer tecrübelerden ders çıkarıp, akıllı ve sabırlı bir oyunla Dünya Kupası biletini kaparız. Ama tüyler diken diken, yürekler ağızda bir maç daha bizi bekliyor belli ki. Hadi bakalım, göreceğiz ne olacağını…
Kaynak: Orijinal Haber