Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan son açıklamada, İsrail’in Lübnan’a başlattığı kara harekatı şiddetle kınandı. “En güçlü biçimde kınıyoruz.” ifadeleriyle başlayan açıklamada, Netanyahu hükümetinin bu tür saldırılarının bölgedeki istikrarsızlığı daha da derinleştireceği vurgulandı. Yani işin aslı şu ki, bu saldırılar sadece bir askeri operasyon değil, aynı zamanda bir insanlık dramı yaratma potansiyeline sahip.
Açıklamada, “Netanyahu hükümetinin soykırım ve toplu cezalandırma politikalarını bu kez Lübnan’da hayata geçirmesi bölgede yeni bir insani felakete yol açacaktır.” denildi. Yani, millet bu durumu kabul etmiyor. Lübnan’ın egemenliğini ve toprak bütünlüğünü ihlal eden bu saldırılar karşısında Türkiye’nin Lübnan’la dayanışma içinde olduğu bir kez daha ifade edildi. Bak şimdi, bu tür açıklamalarla yetinmek yetmez, halkın tepkisi de önemli.
İsrail ordusu ise, Lübnan’ın güneyindeki Hizbullah mevzilerine karşı “sınırlı ve hedefi belirli” bir kara operasyonuna başladığını duyurdu. Olayın detaylarına bakarsak, “Güney Lübnan’daki önemli Hizbullah kalelerine karşı sınırlı ve hedefli kara operasyonlarına başladı.” demişler. Amaç ne? Tehditleri ortadan kaldırmak ve Kuzey İsrail sakinleri için ek bir güvenlik katmanı oluşturmak. Yahu, bu bir güvenlik meselesi mi yoksa bir işgal mi?
İşin aslı, bölgede tansiyon her geçen gün yükseliyor. Vatandaşlar sokaklarda bu durumu konuşuyor, insanlar endişeli. İnanır mısınız, bu tür çatışmaların ne gibi sonuçlar doğurabileceğini kimse kestiremiyor. Herkes “Neyse, devam…” diyerek sıradan hayatına dönerken, savaşın getirdiği korku ve belirsizlik sokağa da yansıyor.
Bakalım bundan sonra neler olacak? Gelişmeleri takip ediyoruz…
Kaynak: Orijinal Haber
Bu tür saldırılar bölgedeki istikrarsızlığı derinleştiriyor. Türkiye’nin tepkisi önemli. Gelişmeleri yakından takip etmeliyiz.