Aşırı tuz tüketimi, neredeyse herkesin günlük yaşamında farkında olmadan yaptığı bir hata. İç Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Mahinur Şenol, bu konuda uyarılarda bulunarak, tuzun vücuda etkilerini ve azaltılması gerektiğini vurguladı. “Bak şimdi, tuz ne kadar lezzet katan bir şey olsa da, aşırı miktarda tüketilmesi ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir” diyor. Yapılan araştırmalar Türkiye’de günlük tuz tüketiminin önerilen sınırların oldukça üzerinde olduğunu ortaya koyuyor. Bu nedenle, evde yemek hazırlarken tuz miktarını azaltmak hayati bir önem taşıyor.
Uzm. Dr. Şenol, “Hadi canım, her yemekte tuzu hesaba katmıyoruz bile” diyerek, toplumda en sık yapılan hatalardan birine dikkat çekiyor. Dışarıda yenen fast food ve hazır gıdaların içerdiği yüksek sodyum oranlarına da değinen Şenol, “Lezzet artırıcı olarak kullanılan tuz, gıda sektöründe raf ömrünü uzatmak amacıyla tercih ediliyor” diyor. Yani, bir yanda lezzet varken, diğer yanda sağlık riski var.
Hipertansiyon ve kalp hastalıkları gibi rahatsızlıkların sinsi bir şekilde ilerleyebildiğini belirten uzman, “İşin aslı şu, hipertansiyon yıllarca belirti vermeden ilerleyebilir ama sonuçları oldukça ciddi” diyor. Bu yüzden, ailede hipertansiyon öyküsü bulunanların, diyabet hastalarının ve 40 yaş üzerindeki bireylerin daha dikkatli olması gerekiyor. İnanır mısınız? Tansiyon ölçümünü ihmal edenler bile var. Oysa, düzenli ölçüm yapmak çok basit bir önlem.
Dr. Şenol, tuz tüketim alışkanlıklarının küçük yaşlarda şekillendiğini vurguluyor ve çocuklara yoğun tuzlu gıdalar verilmemesi gerektiğini belirtiyor. “Çocukların damak tadı erişkinlere göre daha hassastır” diyor. Özellikle, gizli tuz kaynaklarının günlük tuz alımını kolayca aşmasına sebep olduğunu da ekliyor. Yani, ekmek, peynir, zeytin gibi gıdalar da tuz kaynağı. Bakın ne oldu, günlük sınır aşılabiliyor!
Şenol, “Mart ayının ikinci haftasında düzenlenen ‘Tuza Dikkat Haftası’, aşırı tuz tüketimi konusunda farkındalık oluşturmayı amaçlıyor” diye ekliyor. Dışarıda yemek yerken az tuzlu tercih yapmak, bu alışkanlığı geliştirmek için önemli bir adım. “Unutmayın, tuz tüketiminin azaltılması, tansiyon hastalarında ilaç tedavisi kadar önemli” diyor. Kısacası, fazla tuz vücutta su tutulmasına neden olarak kan hacmini artırıyor ve bu durum kan basıncının yükselmesine yol açıyor.
Uzm. Dr. Şenol, “Daha az tuzlu beslenmeye birkaç hafta içinde uyum sağlanabilir” diyerek, küçük ama sürdürülebilir değişikliklerin uzun vadede büyük sağlık kazanımları sağlayacağını vurguluyor. Uzun vadede kemik sağlığına olan olumsuz etkilerinden de bahsetmeden geçmiyor. Yani, tuz tüketimini kontrol altına almak, sağlıklı bir kalp, dengeli tansiyon ve güçlü böbrekler için kritik bir adım.
Son olarak, “Damak tadı zamanla değişir” diyor Şenol. Dolayısıyla, tuz tüketimini azaltmak isteyenler için yemek pişirirken tuzu kademeli olarak azaltmaları gerektiğini belirtiyor. İşte böyle arkadaşlar, sağlığınız için bu değişiklikleri yapmak hiç de zor değil. Gelişmeleri takip ediyoruz…
Görsel Kaynak: Orijinal Haber