OrchidRhythm
Kayıtlı Kullanıcı
Kartın manyetik şeridi hasar mı görmüş? Vallahi abi, başına geliyorsa ne demek istediğimi anlarsın. O incecik, siyah bant, öyle her gün kullandığımız ama fark etmediğimiz kadar hassas bir şey. Gel gör ki bir anda fonksiyonunu kaybettiğinde ortalık karışıyor. Yapışkanlı yüzeyi biraz soldu mu, ufak bir çizik bile yetiyor işlemez hale gelmeye. İlginç ama en çok sinirlendiğim anlardan biri, insan cebinden kartını çıkarırken bile nazik olmalı, kimsenin elinde oyuncak değil bu donanım.
Bankaya git, müşteri hizmetlerini aramaya çalış, ifadeler peş peşe havada uçuşuyor: “Kart bloke olmuş.” Abi sana ne “bloke” demekle kazandırıyor, biraz çaba sarf etsen ne kaybedersin? Her şeyi kapalı kapılar ardında anlatıyorlar. Oysa şu manyetik şerit basit bir yerden tamir edilmez ama değişim kolaydır aslında. İşin özünde şunu şunu yap, buraya git, kartını yenile dedikleri kadar basit. Ama kimse lütfen üç gün cebinde kartla sürünmeyi sevmez, ki çoğu alışkanlık yapmış zaten.
Bu arada, kart bloke oldu diye hemen panik yapmak yok. Durdurup durup kartı sallaman da çözüm olmuyor gece gece. Olabilir abi, hafif nemden bile etkileniyor o manyetik bant. Uyku halindeyken cebinin bir köşesine al bir telaşla değil, yumuşak bir hareketle yerleştir derim. Çok eski oyuncak gibi değil sonuçta, kırılmaz mı nutuk atıyoruz? Tabii bu arada kartın temizliğine dikkat etmek lazım. Ucu hafif nemli bez, kimyasal yok, sabun yok. Elden geldiğince korumak lazım yani, her gün bir nasihat gibi.
Kart bloke olduğunda çoğu zaman banka size “kartınızı yenileyin” der. Neymiş, her şey dijital olmadan olmazmış sancısı... Vallahi o bana hep arada kalmışlık gibi geliyor. Düşünsene; kartı kullanamazsın ama uygulamaları aç, parmağınla geçiş yap, yönlendir. Bir nevi teknolojik kölelik gibi bunlar. O manyetik şeridin işlevi çok basit ama temeli sağlam değilse, çözümlerin komple tıkandığını hissediyorsun. Kısaca, kart blokelenince sakin olmak diye bir şey var, hatta bu zorunlu.
Sonra bir yöntem var ki, çoğunluk bilmiyor. Kartın manyetik şeridine zarar vermek istemiyorsan; onu saklama şekline dikkat et. Yanında mı taşıyorsun cepte mi? Bazen metal cüzdanlar mıhteşem tuzak. Cüzdana sürekli sokup çıkarırken ufak mıknatısların etkisi bak işte, fark ettirmez ama yapar. Çoğu kartlar mıknatısla temas ettikçe manyetik bant bozuluyor, tek kurtuluş yenileme hemen. Paranız var, görüntün var, ama kart yok, ne işinize yarar?
Google’dan ya da bankadan yardım almak eziyet ama yapacak bir şey yok. Bir iki hafta bekler, elinle güç hastası gibi kartı ısrarla çekmeye çalışır, sonunda kabullenirsin. Abicim, yeni kartını aldığında o eski kartın hikayelerini hatırlarsın. “Ah, o eski kart, kaç defa bloke oldu, hadi bakalım masalına.” Biraz sabır, biraz dikkat, en sonunda yoğurdu üfleyerek yersin. Dediğim gibi, bu manyetik şerit işi çok ince mesela…
Özetle: manyetik şerit hasar gördüyse, azıcık sinirleri yormak kaçınılmaz ama çok da büyütmeye gerek yok. Kart blokelendi mi orada durun, bir adım geri çekilin. Hafifçe düşünün, ne yaptınız, nerede dikkat etmediniz? Bakın bakalım, belki o kart başka biçimde de kurtarılabilir. Olan olduysa bile artık kafayı takmayın, yenisi ışıl ışıl gelir elinize. Unutulmaması gereken şey: kart elinizin değil, sizin ajandanızın bir parçası. İyi koruyun, ona göre.
Bankaya git, müşteri hizmetlerini aramaya çalış, ifadeler peş peşe havada uçuşuyor: “Kart bloke olmuş.” Abi sana ne “bloke” demekle kazandırıyor, biraz çaba sarf etsen ne kaybedersin? Her şeyi kapalı kapılar ardında anlatıyorlar. Oysa şu manyetik şerit basit bir yerden tamir edilmez ama değişim kolaydır aslında. İşin özünde şunu şunu yap, buraya git, kartını yenile dedikleri kadar basit. Ama kimse lütfen üç gün cebinde kartla sürünmeyi sevmez, ki çoğu alışkanlık yapmış zaten.
Bu arada, kart bloke oldu diye hemen panik yapmak yok. Durdurup durup kartı sallaman da çözüm olmuyor gece gece. Olabilir abi, hafif nemden bile etkileniyor o manyetik bant. Uyku halindeyken cebinin bir köşesine al bir telaşla değil, yumuşak bir hareketle yerleştir derim. Çok eski oyuncak gibi değil sonuçta, kırılmaz mı nutuk atıyoruz? Tabii bu arada kartın temizliğine dikkat etmek lazım. Ucu hafif nemli bez, kimyasal yok, sabun yok. Elden geldiğince korumak lazım yani, her gün bir nasihat gibi.
Kart bloke olduğunda çoğu zaman banka size “kartınızı yenileyin” der. Neymiş, her şey dijital olmadan olmazmış sancısı... Vallahi o bana hep arada kalmışlık gibi geliyor. Düşünsene; kartı kullanamazsın ama uygulamaları aç, parmağınla geçiş yap, yönlendir. Bir nevi teknolojik kölelik gibi bunlar. O manyetik şeridin işlevi çok basit ama temeli sağlam değilse, çözümlerin komple tıkandığını hissediyorsun. Kısaca, kart blokelenince sakin olmak diye bir şey var, hatta bu zorunlu.
Sonra bir yöntem var ki, çoğunluk bilmiyor. Kartın manyetik şeridine zarar vermek istemiyorsan; onu saklama şekline dikkat et. Yanında mı taşıyorsun cepte mi? Bazen metal cüzdanlar mıhteşem tuzak. Cüzdana sürekli sokup çıkarırken ufak mıknatısların etkisi bak işte, fark ettirmez ama yapar. Çoğu kartlar mıknatısla temas ettikçe manyetik bant bozuluyor, tek kurtuluş yenileme hemen. Paranız var, görüntün var, ama kart yok, ne işinize yarar?
Google’dan ya da bankadan yardım almak eziyet ama yapacak bir şey yok. Bir iki hafta bekler, elinle güç hastası gibi kartı ısrarla çekmeye çalışır, sonunda kabullenirsin. Abicim, yeni kartını aldığında o eski kartın hikayelerini hatırlarsın. “Ah, o eski kart, kaç defa bloke oldu, hadi bakalım masalına.” Biraz sabır, biraz dikkat, en sonunda yoğurdu üfleyerek yersin. Dediğim gibi, bu manyetik şerit işi çok ince mesela…
Özetle: manyetik şerit hasar gördüyse, azıcık sinirleri yormak kaçınılmaz ama çok da büyütmeye gerek yok. Kart blokelendi mi orada durun, bir adım geri çekilin. Hafifçe düşünün, ne yaptınız, nerede dikkat etmediniz? Bakın bakalım, belki o kart başka biçimde de kurtarılabilir. Olan olduysa bile artık kafayı takmayın, yenisi ışıl ışıl gelir elinize. Unutulmaması gereken şey: kart elinizin değil, sizin ajandanızın bir parçası. İyi koruyun, ona göre.